31 Ağustos 2013 Cumartesi

İran, Suriye'ye Müdahale Konusunda Temkinli Davranıyor

1980'lerde Irak ile savaşırken kimyasal saldırıya maruz kalan İran, kimyasal silah kullanımına karşı çıktığını her fırsatta vurguluyor. Suriye'de sivillere karşı kimyasal silah kullanıldığı iddialarının hemen sonrasında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Twitter hesabında sert tepki vermiş ve kimyasal silah kullanımını kınamıştı.

SURİYE YÖNETİMİNİ İKNA ETTİ

Ruhani, açıklamasında Suriye rejimini suçlayacak herhangi bir ifadeden kaçındı. Muhaliflerin kimyasal saldırı yapabileceğini ima ederek, iddiaların BM tarafından araştırılmasını istedi. Tahran rejimi ayrıca Rusya ile birlikte Suriye yönetimine baskı yaparak, BM denetçilerinin kimyasal silah kullanıldığını iddia edilen bölgeye girmelerini sağladı.

İRAN NEDEN TEMKİNLİ?

Suriye'deki iç savaşta başından beri Esad rejimine askeri ve teknik destek sağlayan İran, kimyasal silah kullanımı iddiaları ile ilgili olarak oldukça temkinli davranıyor. Örneğin Rusya'nın aksine üst düzey İranlı yetkililer, Batı'yı hedef alan sert açıklamalardan bugüne dek kaçındı.

'BEKLE VE GÖR' POLİTİKASI

Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nün kıdemli uzmanı Rouzbeh Parsi, İran'ın "bekle ve gör" politikası izlediğini söylüyor. Parsi'ye göre İran, ABD'nin saldırı planları netleşmeden yorum yapıp hareket özgürlüğünü daraltmak istemiyor. İran'ın temkinli politikasında bu ay göreve başlayan Cumhurbaşkanı Ruhani'nin getirdiği yeni yaklaşımın da etkisi var.

İRAN GÖZ YUMABİLİR

BBC Farsça Servisi'nin Beyrut Muhabiri Mehrdad Farahmand, İran'ın Suriye krizini diplomatik yolla çözmeye çalıştığını söylüyor. Parsi de Ruhani yönetiminin sert açıklamalardan kaçınarak daha yumuşak ama incelikli bir politika uygulamaya çalıştığını söylüyor. Fakat Suriye'ye olası bir askeri müdahale, Şam'ın en büyük müttefiki Tahran yönetimi için yine de büyük bir sınav niteliğinde. Uzmanlar böyle durumda Suriye'de rejim değişikliğine yol açmayacak küçük bir operasyona İran'ın göz yumacağı mesajını veriyor.

KIRMIZI ÇİZGİLER

Londra'daki King's College'de Ortadoğu ve Akdeniz Çalışmaları Programı Direktörü Prof. Michael Kerr "Eğer Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı kanıtlanırsa ve rejimi devirmeden bir operasyon gerçekleşirse Tahran yönetimi Suriye söylemini yumuşatabilir ve rejimin eylemleri ile arasına mesafe koyabilir" diyor.

İSRAİL'E MİSİLLEME YAPILABİLİR

Ama Suriye'de Esad rejimini devirmeye yönelik bir hamle hala Tahran rejiminin kırmızı çizgisi. Özellikle İran'daki şahin politikacılar, Suriye'ye olası bir saldırının aslında İran'a yapılmış bir saldırı olacağı görüşünde. Böyle bir durumda da İsrail'e misilleme yapılacağı mesajını veriyorlar.

Örneğin İran Meclisi'nin etkili isimlerinden Mansur Hakikatpur, Suriye'ye saldırılırsa İsrail'e misillemede bulanacaklarını söyledi. İsrail Haber Ajansı Ynet de İsrail'in Demir Kubbe hava savunma sistemini kuzeye doğru kaydırdığını duyurdu. Başbakan Benyamin Netanyahu, İsrail'in her türlü tehlikeye karşı hazırlıklı olduğunu açıkladı.

HİZBULLAH DEVREYE GİREBİLİR

BBC Farsça Muhabiri Farahmand ise İran'ın misillemede bulunması olasılığını "çok küçük" diye değerlendiriyor. Farahmand, "İran misillemede bulunarak ABD ile karşı karşıya gelmeyecektir." diyor. Buna karşılık King's College'den Prof. Michael Kerr, İran ya da Suriye'nin bölgedeki bazı Batılı hedeflere misillemede bulunabileceği ama bu misillemenin İran'ın Lübnan'daki uzantısı Hizbullah'tan da gelebileceği görüşünde.

Prof. Kerr İngiliz Parlamentosu'nun askeri operasyona yeşil ışık yakmamasından sonra Obama yönetiminin Suriye ya da İran'dan tepki gelmeyecek şekilde küçük çapta bir saldırı gerçekleştirmenin yolunu bulmak zorunda olduğunu söylüyor. Misillemenin Hizbullah eliyle yapılması olasılığını sorduğumuz BBC muhabiri Mehrdad Farahmand ise Hizbullah'ın ancak Esad'ın koltuğu sallanmaya başlarsa misillemeye kalkışacağını belirtiyor. Farahmand, Esad'ın da yeni bir cephe açma ihtimalini "rejimin düşmeye başlayacağı zaman başvurabileceği bir yöntem" olarak değerlendiriyor.

Acun Ilıcalı'dan Hülya Avşar'a Yeni Program

'O Ses Türkiye'deki jüri üyeliğini Ebru Gündeş'e devreden Hülya Avşar, fenomen şovuyla geri dönüyor. Programın yapımcısı ise başarılı televizyoncu Acun Ilıcalı olacak.

'HÜLYA AVŞAR SHOW' GERİ DÖNÜYOR

Yeni sezon öncesi 'O Ses Türkiye'de jüri değişikliğine giden Acun Ilıcalı, üç yıl birlikte çalıştığı Hülya Avşar'ın yerine Ebru Gündeş'le el sıkışmıştı. Avşar'ın bu beklenmedik ayrılıktan hoşnut olmadığı ve ikilinin arasının açıldığı iddia edilmişti. Ve herkesi ters köşeye yatıran açıklama Acun Ilıcalı'dan geldi. Ilıcalı, 'Hülya Avşar Show'u yeniden hayata geçireceklerini, yapımcılığını da kendisinin üstleneceğini belirterek, "Türkiye'de talk show programı yapacak enerjiye sahip tek kadın Hülya Avşar'dır" dedi.

PROGRAM İÇİN 3 KANAL DEVREDE

Hülya Avşar Show daha önce, SHOW TV (1996-2002), Kanal D (2002-2004), TGRT (2006) ve TNT (2011) ekranlarında izleyiciyle buluşmuştu. Aralarında SHOW TV ve Star TV'nin de olduğu üç kanalın, yapımın peşinde olduğu iddia ediliyor.

Guardıan: Türkiye Sınırlı Suriye Müdahalesine Katılmayabilir

BBC Türkçe'nin yansıttığı habere göre Gazetenin Orta Doğu editörü Ian Black'in imzasını taşıyan yazıda özetle şöyle denildi:

"GÖNÜLSÜZ VE ENSİŞELİLER KOALİSYONU BÜYÜYOR"

İngiltere Parlamentosu'nun Suriye tezkeresini reddetmesinden sonra ABD, yalnız bir operasyon planlıyor. ABD'ye bu aşamada sadece Fransa katılacak gibi görünüyor. Bir sürpriz olmazsa, ikili koalisyonun karşısındaki gönülsüzler ve endişeliler koalisyonu büyüyor. İngiliz parlamentosundaki oylama Obama'yı en sadık ve en muktedir askeri ortağından etti. Fakat Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki bölünmüşlüğe rağmen yine de ABD Başkanı Barack Obama'nın önemli oranda siyasi destek alması bekleniyor.

"NATO BÖLÜMÜŞ DURUMDA"

NATO keskin bir şekilde bölünmüş durumda. Kanada, Almanya ve İtalya, BM kararı olmadan ABD öncülüğündeki bir harekata katılmayacaklarını söylüyor. Türkiye'yi dikkatli izlemek gerekiyor. Türkiye, Suriye'nin komşusu, Atlantik İttifakı'ndaki en büyük orduya sahip ülke ve Esad rejiminin koyu bir düşmanı.

"TÜRKİYE RİSK ALMAYACAK"

Strateji danışmanlığı şirketi Stratfor'a göre, askeri operasyon sınırlı bir saldırının ötesine geçerse Türkiye kritik önemde bir destek sağlayabilir. Fakat Türkiye misilleme saldırılarına en açık NATO ülkesi ve Ankara bu aşamada küçülen bir koalisyona katılarak risk almaya değmeyeceğini düşünebilir.

"SURİYE KONUSUNDA İSTEKLİ DEĞİLLER"

Diğer ana gruplardan birini Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri oluşturuyor. Hepsi Esad'ın düşmanı ve Riyad ile Doha Suriye muhalefetinin en önemli destekçilerinden. Katar ve BAE 2011'de Libya harekatına asker vermişti. Ama Suriye'de aynı şeyi yapma konusunda çok istekli değiller."

OYLAMAYA KATILMAYAN İNGİLİZ VEKİLLERE CEZA GELİYOR

Bu arada, Dialy Telegraph gazetesi, İngiltere Başbakanı David Cameron'un Perşembe günü parlamentoda tezkerinin reddedildiği oylamaya katılmayan en az beş bakan yardımcısını görevden almaya hazırlandığını aktardı. Gazeteye göre Cameron gelecek hafta kabinesinde bazı değişiklikler yapacak ve bu bakan yardımcılarına görev vermeyecek.

"SAVAŞ UÇAKLARI AĞRATUR'DA KALACAK"

Gazete, İngiltere'nin Suriye operasyonunda görev almayacak olmasına karşın, İngiliz üslerine misilleme saldırısı olasılığı nedeniyle İngiliz savaş uçaklarının Kıbrıs'ta kalmaya devam edeceğini yazdı. İngiltere'nin bölgedeki denizaltısının da yer değiştirmeyeceği iddia edildi.

Riera, Villareal'e Gitti Gidiyor

Hem yabancı kontenjanını dolduran hem de maliyeti yüksek olan Albert Riera ülkesinin yolunu tuttu.

TERİM İKNA ETTİ

Galatasaray yıllık 3 milyon euro olan maliyeti yüzünden Riera'dan bir an önce kurtulmak isterken, İspanyol oyuncu ise bu ücreti başka bir kulüpte bulamayacağı için gitmemekte direniyordu. Ancak teknik direktör Fatih Terim, Riera'yı hiç bir maçta kadroya almayarak tribüne mahkum edince yıldız oyuncunun direnci kırıldı. Ayrıca Fatih Terim, Riera ile görüşerek tatlı bir dille oyuncusunu ikna etti ve 2 yıl yaptıkları için teşekkür etti. Terim ayrıca Riera'nın yüzüne direk olarak kendisini yabancı kontenjanı nedeni ile oynatmayı düşünmediğini bildirdi ve kendisine oynayacak kulüp bulmasını iletti.

ÜLKESİNE GERİ DÖNDÜ

Bunun üzerine Riera bir süredir kendisini transfer etmek isteyen ve bu sene İspanya Primera Ligi'ne yeniden yükselen Villareal'e gitme konusunda ikna oldu. Riera'nın transferinin pazartesi günü kesinlik kazanması bekleniyor. Riera'nın ayrılmasının kesinleşmesinin ardından Galatasaray sol kanada başka bir oyuncunun transferi için temaslarını hızlandıracak.